Cildin sıkılığı, esnekliği ve dayanıklılığı büyük ölçüde dermis tabakasındaki kolajen ve elastin liflerinin yapısıyla ilişkilidir. Genetik özellikler, yaşlanma, yoğun güneş maruziyeti, sigara kullanımı ve çevresel stres faktörleri bu liflerin üretiminde azalmaya ve mevcut yapıların bozulmasına neden olabilir.

Fibrosome, fibroblast hücrelerinden elde edilen eksozomlar aracılığıyla cilt hücreleri arasındaki biyolojik iletişimi desteklemeyi amaçlar. Fibroblastlar aktif hâlde olduklarında kolajen ve elastin üretimine katkıda bulunur ve cildin yapısal bütünlüğünün korunmasında görev alır.

Medikal estetik alanında Fibrosome; cilt kalitesinin desteklenmesi, ince çizgilerin görünümüne yönelik uygulamalar, elastikiyet kaybı ve mat cilt görünümü gibi durumlarda kişiye özel planlara dâhil edilebilir. Amaç yüz hatlarını değiştirmekten çok, cildin mevcut yapısını ve doğal yenilenme kapasitesini desteklemektir.

Fibrosome yüz, boyun, dekolte ve el sırtı gibi yaşlanma belirtilerinin görülebildiği bölgelerde değerlendirilebilir. Ancak uygulama yapılacak bölge, yöntem ve seans aralığı; cilt muayenesi, kişinin yaşı ve beklentileri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Kolajen üretimi zaman gerektiren biyolojik bir süreçtir. Bu nedenle uygulamaların sonucu kişiden kişiye değişebilir ve anlık ya da kesin bir etki vaat edilmemelidir. Fibrosome uygulamaları yalnızca yetkili sağlık profesyonelleri tarafından planlanmalıdır.